Konut ve işyeri kiralarındaki fiyat dalgalanmalarını dizginlemek amacıyla getirilen "Tavan Sınırı" uygulamaları, gayrimenkul hukuku zemininde her iki taraf için de öngörülemezlikler yaratmıştı. 2022 ile 1 Temmuz 2024 yılları arasında konut kiralarına uygulanan katı "%25 Zam Tavanı" sınırlamasının sona ermesinin ardından piyasa, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) asli ve kalıcı standartlarına geri dönmüştür.
2026 yılı itibarıyla tahliye, kira tespiti ve uyarlama davalarında artış yaşanırken; Ertuğ & Partners olarak kiraya veren (ev sahibi) ile kiracı arasındaki kira sözleşmelerinin TÜFE ekseninde nasıl şekillenmesi gerektiğini özetledik. (Terim notu: Türk Borçlar Kanunu'nda kiralayan ile kiraya veren aynı tarafı, yani mülk sahibini ifade eder; karşı taraf kiracıdır.)
Mevcut Hukuki Çerçeve: Yasal Zam Sınırı Nedir?
Kira artış oranlarının temel yasal dayanağı Türk Borçlar Kanunu madde 344’tür. Mevzuata göre tarafların kira yenileme dönemlerindeki artış anlaşmaları, bir önceki kira yılında açıklanan "TÜFE'nin (Tüketici Fiyat Endeksi) 12 Aylık Ortalamasını" kesinlikle geçmemek koşuluyla geçerlidir.
Sık Karşılaşılan ve Davaya Dönüşen Uyuşmazlıklar
1. TÜFE Üzeri Fiili Artış Talebi (Kısmi Butlan)
Bir ev sahibi, piyasadaki enflasyonu veya bölgesel rayiçleri gerekçe göstererek mevcut kiracısından yasal tavanın (12 aylık TÜFE ortalaması) üzerinde bir artış talep ederse, kiracı bunu reddetme hakkına sahiptir.
2. Beş Yılı Dolduran Sözleşmelerde "Kira Tespit Davası" (TBK m. 344/3)
Kanun koyucu, uzun süren yüksek enflasyon dönemlerinde mevcut kiracıların, o bölgeye yeni taşınanların ödediği kiranın çok çok altında (rayicin komik rakamlarında) kalmasını önlemek için 5. Yıl Kuralını getirmiştir.
3. "Aylık Enflasyon" ile "12 Aylık Ortalama" Karmaşası
Kira kontratı hazırlarken piyasada en sık yapılan ve mahkemelik olan basit bir hata vardır. Vatandaşlar zam yapacakları ay haberlerde açıklanan "Aylık TÜFE (O ayın fiyat artışı)" veya "Yıllık TÜFE" rakamlarını zama baz alır. Oysa kira zammı sadece TÜİK bültenindeki "TÜFE On İki Aylık Ortalamalara Göre Değişim" sütunundaki orana göre artırılabilir.
4. Kiranın Döviz Cinsinden veya Dövize Endeksli Belirlenmesi
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'a ilişkin Tebliğ'in 8. maddesi uyarınca, Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri, konusu yurt içindeki gayrimenkuller olan konut ve çatılı işyeri dâhil kiralama sözleşmelerinde bedelin döviz cinsinden veya dövize endeksli kararlaştırılması yasaktır.
İstisnalar dar ve net tanımlıdır; "işin içinde yabancı varsa serbest" şeklindeki genelleme yanlıştır. Döviz kararlaştırılabilmesi için kiracı tarafın şunlardan biri olması gerekir: Türkiye Cumhuriyeti ile vatandaşlık bağı bulunmayan, Türkiye'de yerleşik kişiler; ya da dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye'deki şube, temsilcilik ve irtibat büroları ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahibi olduğu şirketler ve serbest bölge şirketleri. Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan belgeli konaklama tesislerinin işletilmek üzere kiralanması ile gümrüksüz satış mağazalarının kiralanması ise ayrı birer istisnadır.
İhlalin sonucu sözleşmenin tümüyle geçersizliği değildir: Tebliğ, döviz kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerdeki bedellerin Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesini zorunlu kılar. Taraflar anlaşamazsa Tebliğ'de yazılı formül devreye girer: bedel, 2 Ocak 2018 tarihli Merkez Bankası efektif satış kuruyla TL'ye çevrilir ve o tarihten yeniden belirleme tarihine kadar TÜFE aylık değişim oranlarıyla artırılır. Ayrıca 1567 sayılı Kanun m.3 kapsamında idari para cezası gündeme gelebilir.
Arabuluculuk ve Mahkeme Süreci İçin Stratejik Tavsiyeler
Mülk Sahibine (Kiraya Veren) Tavsiyeler:
Kiracıya Tavsiyeler:
Bu analiz mülk sahipleri ve kiracılar nezdinde salt temel hukuki bilgilendirme amacıyla kaleme alınmış olup bir yetkili merci mütalaası niteliği arz etmemektedir.
Son güncelleme: 10 Ağustos 2026.
